6 Eylül 2026 · 8:37
Yurtdışında yaşamak gerçekten dışarıdan göründüğü kadar güzel mi? Türkiye’den ayrılıp önce Amerika’da, ardından İspanya’da yaşamaya başlayan biri olarak göçebe olmanın, expat hayatının ve başka bir ülkede sıfırdan düzen kurmanın bana öğrettiklerini bu videoda anlatıyorum.
35 yaşında neden Amerika’ya gittim? 40 yaşında neden İspanya’dayım? Türkiye’de yapamadığım için mi gittim? Bu videoyu özellikle bana sıkça gelen bu sorular üzerine çekmek istedim.
Göçmenlik ve yurtdışında yaşam sosyal medyada çoğunlukla gezilen şehirler, güzel yemekler ve yeni deneyimler üzerinden gösteriliyor. Fakat başka bir ülkede yaşamanın görünmeyen bir tarafı da var. Ailenizden ve arkadaşlarınızdan uzaklaşıyor, alıştığınız düzeni bırakıyor ve hayatınızı birçok açıdan yeniden kuruyorsunuz.
Türkiye’de para kazanıp Avrupa’da veya Amerika’da yaşamanın ekonomik zorluklarından; euro ve dolar karşısında Türk lirasıyla yaşamanın yarattığı dezavantajlardan da bahsediyorum. İspanya’da yaşamın ve Amerika’da yaşamın güzel tarafları olduğu kadar kendi zorlukları da var.
Miami ve Barcelona’da yaşadığım deneyimler bana göçebe hayatının aslında sürekli bir konfor alanından çıkma hali olduğunu gösterdi. Yeni bir ev tutmak, yeni bir şehir öğrenmek, hangi mahallelerin güvenli olduğunu keşfetmek, farklı bir dilde iletişim kurmak ve başka bir kültüre uyum sağlamak hayatın yeniden öğrenilmesi anlamına geliyor.
Videoda ayrıca yurtdışında yaşayanlara yönelik “Türkiye’de iş bulamadın mı?”, “Neden gittin?”, “Geri dönecek misin?” gibi sorulara da kendi bakış açımdan cevap veriyorum.
Benim için mesele bir ülkeden kaçmak veya başka bir ülkeyi kusursuz göstermek değil. Türkiye’nin, Amerika’nın ve İspanya’nın farklı avantajları ve farklı sorunları var. Önemli olan insanın nasıl bir hayat yaşamak istediğine karar vermesi.
Göçebe olmak özgürlük getiriyor ama bu özgürlüğün bir bedeli de var.
Hayatı bazen bir internet tarayıcısına benzetiyorum. Sürekli yeni sekmeler açıyoruz fakat eskilerini kapatmıyoruz. Bir noktadan